Türk Dilinin İlk Sözlüğü: Divanü Lügati't-Türk
On birinci yüzyılın ikinci yarısında, Kaşgarlı Mahmud adlı bir bilgin, Bağdat'ta olağanüstü bir eser kaleme aldı. "Türk Dillerinin Divanı" anlamına gelen Divanü Lügati't-Türk, Türk dilinin bilinen ilk kapsamlı sözlüğüdür. Eser, Türkçe sözcükleri Arapça açıklamalarla sunuyordu ve amacı, Araplara Türkçeyi öğretmekti. Kaşgarlı Mahmud, Türklerin o dönemde İslam dünyasında giderek artan siyasi gücüne dikkat çekerek Türkçe öğrenmenin önemini vurguluyordu.
Kaşgarlı Mahmud, eserini hazırlamak için uzun yolculuklara çıktığını ve Türklerin yaşadığı pek çok bölgeyi dolaştığını anlatır. Farklı Türk boylarının konuştuğu dilleri ve ağızları yerinde dinlemiş, sözcükleri ve kullanımlarını özenle not etmiştir. Bu nedenle eser, yalnızca bir sözlük değil, aynı zamanda o dönemdeki Türk boylarının dil özelliklerini karşılaştırmalı olarak inceleyen bir dil bilimi çalışmasıdır.
Divanü Lügati't-Türk'ü değerli kılan özelliklerden biri, sözcüklerin açıklanmasında kullanılan örneklerdir. Kaşgarlı Mahmud, sözcüklerin nasıl kullanıldığını göstermek için dönemin şiirlerinden, atasözlerinden ve deyimlerinden alıntılar yapmıştır. Bu sayede eser, İslamiyet öncesine uzanan Türk halk edebiyatının günümüze ulaşan en önemli kaynaklarından biri hâline gelmiştir. Eserde yer alan dörtlükler; savaşı, doğayı, aşkı ve ayrılığı anlatan zengin bir şiir geleneğinin varlığını ortaya koyar.
Eser, bunun yanı sıra döneminin kültürü, gelenekleri, inançları, yemekleri ve gündelik hayatı hakkında da çok sayıda bilgi içerir. Kaşgarlı Mahmud, sözcükleri açıklarken çoğu zaman onlarla ilgili kültürel bilgiler de verir. Bu yönüyle eser, bir tür kültür ansiklopedisi olarak da değerlendirilebilir.
Divanü Lügati't-Türk'te yer alan bir dünya haritası da dikkat çekicidir. Daire biçimindeki bu haritada, Türklerin yaşadığı bölgeler merkeze yerleştirilmiş ve çevredeki ülkeler gösterilmiştir. Harita, Türklerin o dönemdeki coğrafi dünya algısını yansıtması bakımından önemli bir belgedir. Haritada denizler, dağlar, ırmaklar ve kentler, dönemin bilgi birikimine göre işaretlenmiştir. Bu yönüyle eser, Türk kültür tarihinin bilinen en eski haritalarından birini de bize kazandırmıştır.
Eserin günümüze ulaşma öyküsü de ilginçtir. Bilinen tek el yazması nüshası, yüzyıllar sonra yirminci yüzyılın başlarında İstanbul'da ortaya çıkmıştır. Bu nüsha, Kaşgarlı Mahmud'un kendi el yazısı değil, sonradan yapılmış bir kopyadır. Eser, keşfedilmesinin ardından yayımlanmış ve Türk dili araştırmaları için vazgeçilmez bir kaynak hâline gelmiştir.
Divanü Lügati't-Türk, Türkçenin yüzyıllar önce de zengin ve köklü bir dil olduğunu gösteren önemli bir belgedir. Kaşgarlı Mahmud'un emeği, bir dilin yalnızca sözcüklerden ibaret olmadığını; onu konuşan insanların kültürünü, düşüncesini ve dünya görüşünü de taşıdığını bize hatırlatır.