Metinle Konuşmak: Etkin Okumanın Yolları
Pek çok öğrenci, bir metni baştan sona okuduktan sonra ne okuduğunu hatırlamakta zorlandığını fark eder. Gözler satırların üzerinde ilerlemiş, sözcükler tek tek okunmuştur; ama zihinde kalıcı bir anlam oluşmamıştır. Bu durum, okuma sırasında zihnin edilgen kalmasından kaynaklanır. Okuma araştırmacıları, iyi okurların metni yalnızca izlemediğini, onunla adeta bir konuşmaya girdiğini vurgular.
Etkin okuma, okumaya başlamadan önce başlar. İyi okurlar, bir metne girmeden önce başlığa, ara başlıklara ve varsa görsellere göz atar. Metnin ne hakkında olabileceğini tahmin eder ve konu hakkında zaten bildiklerini zihinlerinde canlandırır. Bu hazırlık, yeni bilgilerin var olan bilgilere bağlanmasını kolaylaştırır. Bilişsel psikolojideki araştırmalar, bir konu hakkında önceden bilgi sahibi olmanın, o konudaki metinleri anlamayı büyük ölçüde kolaylaştırdığını göstermektedir.
Okuma sırasında iyi okurlar sürekli olarak sorular sorar: Yazar burada ne demek istiyor? Bu örnek hangi düşünceyi destekliyor? Bu paragraf bir öncekiyle nasıl bağlantılı? Yazarın görüşüne katılıyor muyum? Bu sorular, okurun dikkatini canlı tutar ve metnin yapısını kavramasına yardımcı olur. Anlamadığı bir yerle karşılaştığında iyi okur, okumaya körü körüne devam etmez; geri döner, cümleyi yeniden okur ya da bağlamdan anlam çıkarmaya çalışır. Bu beceriye "anlamayı izleme" adı verilir.
Okuduğunu kendi sözcükleriyle özetlemek de etkili bir yöntemdir. Her paragrafın ya da bölümün sonunda kısa bir duraklama yapıp "Bu bölümde ne anlatıldı?" sorusunu yanıtlamak, anlamadığımız yerleri fark etmemizi sağlar. Bir metni kendi sözcüklerimizle anlatamıyorsak, onu gerçekten anlamamış olabiliriz.
Not almak ve önemli yerleri işaretlemek de yararlı olabilir; ancak bunun da dikkatli yapılması gerekir. Araştırmalar, bir metnin neredeyse tamamının fosforlu kalemle boyanmasının, öğrenmeye pek katkı sağlamadığını göstermektedir. Çünkü her şeyi işaretlemek, aslında hiçbir şeyi seçmemek anlamına gelir. Etkili işaretleme, ana düşünceleri ve önemli kavramları seçmeyi, yani metin hakkında düşünmeyi gerektirir.
Okuma bittikten sonra da etkin okuma sürer. Okunan metni hatırlamaya çalışmak, onu yeniden okumaktan çok daha etkili bir öğrenme yöntemidir. Psikologların "geri getirme alıştırması" adını verdiği bu yöntem, bilginin uzun süreli bellekte daha kalıcı biçimde yerleşmesini sağlar.
Sınavlardaki uzun ve karmaşık paragraf soruları, tam da bu etkin okuma becerilerini ölçer. Bu sorularda başarılı olmak için metni yalnızca okumak değil, onu sorgulamak, yapısını çözümlemek ve yazarın amacını kavramak gerekir. Bu beceriler, bir günde kazanılmaz; ama farklı konulardaki metinlerle düzenli olarak çalışmak, onları adım adım geliştirir.