Çocuklar Dili Nasıl Bu Kadar Hızlı Öğrenir?
Yetişkin biri yabancı bir dili öğrenmek için yıllarca çalışır, dilbilgisi kurallarını ezberler, sözcük listeleri tekrar eder ve yine de çoğu zaman aksanını tamamen kaybedemez. Oysa küçük bir çocuk, hiçbir dilbilgisi kitabı açmadan, birkaç yıl içinde ana dilinin karmaşık yapısını şaşırtıcı bir ustalıkla öğrenir. Bu durum, dil bilimcileri ve psikologları uzun süredir meşgul eden bir bilmecedir.
Dil edinimi, doğumdan çok önce başlar. Araştırmalar, yeni doğmuş bebeklerin annelerinin sesini ve ana dillerinin ritmini tanıyabildiğini göstermiştir. Bebekler, rahimdeyken duydukları seslere alışmıştır. İlk aylarda bebekler, dünyanın bütün dillerindeki ses ayrımlarını algılayabilir. Ancak yaklaşık bir yaşına geldiklerinde, yalnızca kendi ana dillerinde önemli olan ses ayrımlarına odaklanır ve diğerlerini ayırt etme yetenekleri azalır.
Çocuklar genellikle bir yaş civarında ilk sözcüklerini söyler. İki yaş civarında sözcük dağarcıkları hızla genişler ve iki sözcüklü cümleler kurmaya başlarlar: "Anne gel" ya da "Top düştü" gibi. Üç ve dört yaşlarında ise oldukça karmaşık cümleler kurabilir hâle gelirler.
Çocukların yaptığı hatalar, dil öğrenme süreci hakkında çok şey anlatır. İngilizce konuşan çocuklar, düzensiz fiiller için bile düzenli geçmiş zaman ekini kullanarak, yetişkinlerden hiç duymadıkları biçimler üretebilir. Türk çocukları da benzer şekilde ekleri kendi çıkardıkları kurallara göre kullanır. Bu hatalar, çocukların dili yalnızca taklit ederek değil, kurallar çıkararak öğrendiğini gösterir. Bir çocuk, yetişkinlerden hiç duymadığı bir biçimi üretiyorsa, bu biçimi taklit etmiş olamaz.
Dil ediniminde "kritik dönem" kavramı da önemli bir tartışma konusudur. Bu görüşe göre, dilin doğal ve tam olarak edinilebileceği belirli bir zaman aralığı vardır ve bu dönem kaçırıldığında dil öğrenmek çok daha zorlaşır. Çocukluk döneminde dilden yoksun bırakılmış bireylerle ilgili bazı trajik vakalar, bu görüşü destekler niteliktedir. Ancak bu vakalarda çocuklar başka ağır yoksunluklar da yaşadığından, sonuçları kesin biçimde yorumlamak güçtür.
Yabancı dil öğrenimiyle ilgili araştırmalar ise daha karmaşık bir tablo ortaya koyar. Küçük yaşta yeni bir dile başlayan çocuklar, genellikle aksansız konuşmada daha başarılıdır. Ancak yetişkinler, özellikle dilbilgisi kurallarını bilinçli olarak öğrenmede ve başlangıç aşamasında daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle "Yaş ilerledikçe dil öğrenilemez." demek doğru değildir; yetişkinler de yeni bir dili iyi düzeyde öğrenebilir.
Çocukların dil öğrenme başarısının ardında, belki de yalnızca beyinlerinin özellikleri değil, dile sürekli maruz kalmaları, hata yapmaktan çekinmemeleri ve iletişim kurma isteklerinin gücü de yatmaktadır.