← Tarih

Denizden ve Karadan Kuşatma: Çanakkale Cephesi

Birinci Dünya Savaşı'nın ilk aylarında İngiltere ve Fransa, cephelerin kilitlendiği bir savaşta yeni bir çıkış yolu aradı. Bu arayışın sonunda gözler Çanakkale Boğazı'na çevrildi. Boğazların geçilmesi ve İstanbul'un ele geçirilmesi, Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakacak, müttefik Rusya'ya da Karadeniz üzerinden yardım ulaştırılmasını sağlayacaktı. Plan kâğıt üzerinde cazipti; ancak sahadaki gerçeklik çok farklı oldu.

İlk girişim denizden yapıldı. 18 Mart 1915'te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan güçlü bir filo, Boğaz'ı geçmeye çalıştı. Ancak kıyı bataryalarının ateşi ve daha önce Nusret mayın gemisinin gizlice döşediği mayınlar, filoya ağır kayıplar verdirdi. Birkaç büyük savaş gemisi battı ya da kullanılamaz hâle geldi. Bu başarısızlık, Boğaz'ın yalnızca donanmayla geçilemeyeceğini gösterdi.

Bunun üzerine bir kara harekâtı planlandı. 25 Nisan 1915'te İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri Gelibolu Yarımadası'nın farklı noktalarına çıkarma yaptı. Çıkarma yapan askerler, dik yamaçlar ve dar kumsallar nedeniyle ilerlemekte büyük güçlük çekti. Osmanlı birlikleri ise yüksek tepeleri tutarak çıkarmayı kıyıya yakın bölgelerde durdurmayı başardı.

Bu çarpışmalarda genç bir yarbay olan Mustafa Kemal, öne çıkan komutanlardan biri oldu. Arıburnu bölgesinde kritik tepelerin elden çıkmasını önlemek için verdiği kararlar ve Anafartalar'da kazanılan başarılar, onun askerî yeteneğini kanıtladı. Çanakkale, daha sonra Kurtuluş Savaşı'na önderlik edecek olan Mustafa Kemal'in adının geniş kitlelerce tanınmasını sağladı.

Aylarca süren siper savaşları, iki taraf için de korkunç kayıplara yol açtı. Askerler yalnızca kurşun ve top ateşiyle değil, yaz sıcağı, susuzluk, sinekler ve salgın hastalıklarla da mücadele etti. Siperlerin birbirine bazı yerlerde yalnızca birkaç metre uzaklıkta olması, karşı taraftaki askerlerin de aynı zorlukları yaşayan insanlar olduğunu görünür kıldı. Bazı anlatılarda ateşkes anlarında karşılıklı yiyecek ve sigara alışverişi yapıldığından söz edilir.

1915 kışı yaklaşırken müttefik komutanlar harekâtın başarısız olduğunu kabul etti. Aralık 1915 ile Ocak 1916 arasında birlikler, gizlilik içinde ve büyük kayıp verilmeden yarımadadan çekildi. Harekâtın bu son aşaması, belki de bütün seferin en başarılı askerî operasyonu olarak değerlendirilir.

Çanakkale'nin sonuçları savaşın seyrini doğrudan etkiledi. Boğazların kapalı kalması, Rusya'ya yeterli yardım ulaştırılamamasına yol açtı. Bu durum, Rusya'nın savaş içinde yaşadığı ekonomik çöküşü ve 1917'deki devrimi hazırlayan etkenler arasında sayılır. İngiltere'de ise harekâtın başarısızlığı siyasi sonuçlar doğurdu ve bazı devlet adamlarının görevlerini kaybetmesine neden oldu.

Çanakkale, Türkiye için olduğu kadar Avustralya ve Yeni Zelanda için de ulusal kimliğin önemli bir parçası hâline geldi. Her yıl 25 Nisan'da bu ülkelerden gelen ziyaretçiler, yarımadada atalarını anar. Bir zamanlar düşman olarak karşılaşan halkların aynı topraklarda birlikte anma yapması, savaşın acısının zamanla ortak bir hafızaya dönüşebileceğini gösterir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre 18 Mart 1915'teki deniz harekâtının başarısız olmasında etkili olan unsurlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre Çanakkale Cephesi'nin savaşın genel seyrine etkisi aşağıdakilerden hangisidir?