← Edebiyat

Bütün Masalların Haritası: Propp ve Masalın Yapısı

"Bir varmış, bir yokmuş..." diye başlayan masallar, dünyanın her yerinde çocukların ve yetişkinlerin hayal gücünü besler. Masallar, ilk bakışta birbirinden çok farklı görünür: Birinde bir prenses, diğerinde bir köylü çocuğu, ötekinde konuşan bir hayvan vardır. Ancak 1928'de Rus folklor araştırmacısı Vladimir Propp, bu çeşitliliğin ardında şaşırtıcı bir düzen bulunduğunu öne sürdü.

Propp, yüz Rus halk masalını ayrıntılı biçimde inceledi. Ancak masalları karakterlerine ya da konularına göre sınıflandırmak yerine, olayların masal içindeki işlevlerine odaklandı. Ona göre bir masalda önemli olan, kimin bir şey yaptığı değil, yapılan şeyin hikâyenin akışı içinde ne işe yaradığıydı. Örneğin bir masalda kahramana sihirli bir at veren bir dev, bir başkasında sihirli bir yüzük veren yaşlı bir kadın ve bir diğerinde yol gösteren bir kartal, aynı işlevi yerine getirir: Kahramana yardımcı olacak sihirli bir araç sağlamak.

Propp, bu yaklaşımla masallarda toplam otuz bir işlev belirledi. Masallar, bu işlevlerin bir kısmını içerir; ancak işlevler masalda yer aldığında hep aynı sırayla ortaya çıkar. Masal genellikle bir aile üyesinin evden ayrılmasıyla ya da bir yasağın konmasıyla başlar. Ardından bu yasak çiğnenir ve kötü karakter sahneye çıkar. Kötü karakter bir zarar verir ya da bir eksiklik ortaya çıkar. Kahraman bu eksikliği gidermek için yola çıkar, bir yardımcıyla karşılaşır, sınavlardan geçer, sihirli bir araç elde eder, kötü karakterle mücadele eder ve sonunda zafer kazanarak evine döner. Masal çoğu zaman bir evlilik ya da ödüllendirmeyle sona erer.

Propp, masallardaki karakterleri de işlevlerine göre yedi temel rolde topladı: kötü karakter, bağışçı, yardımcı, aranan kişi, gönderici, kahraman ve sahte kahraman. Bir masalda tek bir kişi birden fazla rol üstlenebilir ya da bir rol birden fazla kişi tarafından paylaşılabilir. Bu roller, masalın yüzeyindeki sonsuz çeşitliliğin altında yatan sınırlı sayıdaki yapı taşlarıdır.

Propp'un yaklaşımı, Türk masallarında da kolaylıkla gözlemlenebilir. Padişahın üç oğlundan en küçüğünün yola çıkması, yolda karşılaştığı yaşlı bir kadına iyilik yapması ve ondan aldığı öğütlerle devi yenmesi, Propp'un tanımladığı yapının tanıdık örnekleridir. Masalların "Gökten üç elma düştü" gibi kalıplaşmış sonları ve "Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik" gibi yolculuğu anlatan formülleri, bu yapının dildeki yansımalarıdır.

Propp'un çalışması başlangıçta pek ilgi görmedi. Ancak 1950'lerde İngilizceye çevrildikten sonra büyük bir etki yarattı. Dil bilimciler, antropologlar ve edebiyat kuramcıları, onun yöntemini farklı anlatı türlerine uyguladı. Anlatıları, yüzeydeki ayrıntılarının altındaki yapılara göre inceleyen yapısalcı yaklaşım, büyük ölçüde Propp'un öncülüğünden beslendi.

Propp'un etkisi akademik dünyanın ötesine de uzandı. Bugün pek çok senarist ve oyun tasarımcısı, hikâye kurarken onun tanımladığı yapılardan ve benzer modellerden yararlanır. Popüler filmlerin önemli bir kısmında kahramanın evinden ayrılması, bir yardımcıyla karşılaşması, sınavlardan geçmesi ve sonunda büyük bir mücadeleyi kazanması, Propp'un yüz yıl önce masallarda bulduğu düzenin modern bir biçimidir.

Propp'un yaklaşımı eleştirilerden de muaf değildir. Bazı araştırmacılar, bu yöntemin yalnızca belirli bir masal türü için geçerli olduğunu ve anlatının kültürel, tarihsel ve duygusal zenginliğini göz ardı ettiğini öne sürmüştür. Yine de Propp'un çalışması, hikâye anlatmanın evrensel bir dilbilgisine sahip olabileceğine dair güçlü bir fikir ortaya koymuştur.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre Propp'un masalları incelerken kullandığı yöntemin temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metinde sihirli at veren dev, sihirli yüzük veren yaşlı kadın ve yol gösteren kartal örneklerinin verilmesinin amacı aşağıdakilerden hangisidir?