← Tarih

Buharın Değiştirdiği Hayat: Sanayi Devrimi

On sekizinci yüzyılın ortalarına kadar insanların büyük çoğunluğu, atalarının yüzyıllar önce yaptığı işlerin benzerlerini yapıyordu. Enerji kaynakları insan ve hayvan gücü, rüzgâr ve akarsulardı. Ürünler çoğunlukla evlerde ya da küçük atölyelerde, el emeğiyle üretiliyordu. Önce İngiltere'de başlayıp ardından dünyaya yayılan Sanayi Devrimi, bu düzeni birkaç kuşak içinde kökünden değiştirdi.

Dönüşüm ilk olarak dokuma sektöründe hissedildi. İplik eğirmeyi ve kumaş dokumayı hızlandıran makineler, tek bir işçinin daha önce on kişinin yaptığı işi yapmasına imkân tanıdı. Su gücüyle çalışan iplik makineleri, üretimi evlerden büyük binalara, yani ilk fabrikalara taşıdı. Bu fabrikalar başlangıçta hızlı akan derelerin kenarına kurulmak zorundaydı.

Buhar makinesi bu sınırlamayı ortadan kaldırdı. Kömürle çalışan buhar makineleri önce maden ocaklarındaki suyu dışarı pompalamak için kullanıldı. James Watt'ın on sekizinci yüzyılın ikinci yarısında yaptığı iyileştirmeler, makinenin verimini artırarak onu fabrikalarda kullanılabilir hâle getirdi. Artık üretim, akarsuyun olduğu yere değil, kömürün ulaştırılabildiği her yere kurulabilirdi.

Buharın gücü kısa süre sonra ulaşıma da uygulandı. 1830'da Liverpool ile Manchester arasında açılan demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığında yeni bir dönemi başlattı. Haftalar süren yolculuklar günlere, günler saatlere indi. Demiryolları yalnızca malları değil, haberleri, gazeteleri ve insanları da daha hızlı taşıyarak ülkeleri birbirine bağladı.

Devrimin neden ilk olarak İngiltere'de başladığı, tarihçiler arasında uzun süredir tartışılan bir sorudur. Bol ve ucuz kömür yatakları, geniş sömürge pazarları, görece istikrarlı siyasi yapı ve girişimcileri koruyan hukuk düzeni sıkça sayılan etkenlerdir. Bazı ekonomi tarihçileri ise İngiltere'de ücretlerin yüksek, enerjinin ise ucuz olmasının, işverenleri emek yerine makineye yatırım yapmaya yönelttiğini öne sürer.

Sanayi Devrimi'nin toplumsal sonuçları en az teknik sonuçları kadar derindi. Kırsaldan kentlere büyük bir göç yaşandı; fabrika kentleri kısa sürede kalabalık, gürültülü ve sağlıksız yerleşimlere dönüştü. İşçiler günde on dört saate varan sürelerle çalışıyor, çocuklar da madenlerde ve fabrikalarda istihdam ediliyordu. Bu koşullar zamanla işçi örgütlerinin doğmasına, çalışma saatlerini sınırlayan ve çocuk işçiliğini kısıtlayan yasaların çıkarılmasına yol açtı.

Devrim, zamanla ilişkimizi bile değiştirdi. Tarım toplumlarında iş, güneşin doğuşu ve batışı ile mevsimlerin akışına göre düzenleniyordu. Fabrikada ise makineler belirli saatte çalışmaya başlıyor ve işçilerin dakikası dakikasına orada olması gerekiyordu. Saat, gündelik hayatın merkezine yerleşti; dakiklik bir erdem, gecikme ise cezalandırılan bir kusur hâline geldi.

Bugün yaşadığımız dünya, büyük ölçüde Sanayi Devrimi'nin mirasıdır. Bir yanda ortalama yaşam süresinin uzaması, maddi refahın artması ve teknolojik ilerleme; öbür yanda fosil yakıtlara bağımlılık, çevre kirliliği ve iklim değişikliği bu mirasın iki yüzünü oluşturur. Bu nedenle devrimi anlamak, hem kazanımlarımızı hem de bugün çözmeye çalıştığımız sorunları anlamak demektir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre buhar makinesinin üretim üzerindeki önemli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre aşağıdakilerden hangisi, Sanayi Devrimi'nin İngiltere'de başlamasının nedenleri arasında sayılmamıştır?