← Tarih

Bir Kentin Ortasından Geçen Sınır: Berlin Duvarı

13 Ağustos 1961 sabahı Berlin halkı uyandığında, kentin ortasından geçen dikenli teller gördü. Doğu Almanya yönetimi, gece boyunca kentin doğu ve batı kesimleri arasındaki geçişleri kapatmıştı. Birkaç gün içinde teller, betondan bir duvara dönüşmeye başladı. Yaklaşık yirmi sekiz yıl boyunca ayakta kalacak olan Berlin Duvarı, Soğuk Savaş'ın en güçlü simgesi hâline geldi.

Duvarın inşasının arkasında büyük bir göç dalgası vardı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya ikiye bölünmüş, Berlin de Doğu Almanya topraklarının içinde kalmasına rağmen dört işgal bölgesine ayrılmıştı. Duvar inşa edilene kadar milyonlarca Doğu Alman, daha iyi yaşam koşulları ve özgürlük arayışıyla Batı Berlin üzerinden batıya geçmişti. Göç edenlerin önemli bir kısmı genç ve eğitimli insanlardı. Doğu Almanya için bu durum, ekonomik ve siyasi bir kanama anlamına geliyordu.

Doğu Alman yönetimi duvarı resmî olarak "faşizme karşı koruma kalkanı" diye tanımlıyordu. Ancak duvarın asıl işlevi, dışarıdan gelenleri değil, içerideki insanları durdurmaktı. Zamanla duvar, iki sıra beton bloktan, aralarındaki "ölüm şeridinden", gözetleme kulelerinden ve silahlı nöbetçilerden oluşan bir sisteme dönüştü.

Duvar, aileleri ve dostları bir gecede birbirinden ayırdı. Bazı Berlinliler, sokağın karşı tarafındaki akrabalarını yıllarca yalnızca uzaktan görebildi. Duvarı aşmaya çalışanlar tüneller kazdı, balonlar yaptı, araçların gizli bölmelerine saklandı. Bu girişimlerin bir kısmı başarıya ulaştı; ancak duvarı geçmeye çalışırken hayatını kaybeden insanların sayısı yüzü aştı.

1980'lerin sonunda Doğu Avrupa'da büyük değişiklikler yaşanmaya başladı. Sovyetler Birliği'nin lideri Mihail Gorbaçov'un başlattığı reformlar, Doğu Bloku ülkeleri üzerindeki baskıyı gevşetti. 1989 yazında Macaristan, Avusturya sınırındaki engelleri kaldırdı ve binlerce Doğu Alman bu yolla batıya geçti. Doğu Almanya'da ise kentlerde giderek büyüyen gösteriler yapılmaya başlandı.

Duvarın yıkılışı, bir yanlış anlamanın da katkısıyla gerçekleşti. 9 Kasım 1989 akşamı bir Doğu Alman yetkilisi, düzenlenen basın toplantısında seyahat kısıtlamalarının kaldırıldığını açıkladı. Kendisine bu kararın ne zaman yürürlüğe gireceği sorulduğunda, elindeki notlara bakarak "Hemen" yanıtını verdi. Oysa düzenlemenin ertesi gün kontrollü biçimde uygulanması planlanıyordu. Haberi duyan binlerce insan sınır kapılarına akın etti; kalabalık karşısında ne yapacağını bilemeyen görevliler sonunda kapıları açtı.

O gece insanlar duvarın üzerine çıktı, çekiç ve keskilerle beton parçaları kopardı. Yaklaşık bir yıl sonra, 3 Ekim 1990'da iki Almanya yeniden birleşti. Duvarın yıkılışı, Doğu Avrupa'daki rejimlerin çöküşünün ve Soğuk Savaş'ın sonunun simgesi oldu.

Bugün Berlin'de duvardan kalan birkaç parça, anıt ve müze olarak korunmaktadır. Bu parçalar, insanları bölen duvarların ne kadar kalıcı görünseler de sonsuza kadar ayakta kalamayacağını hatırlatır. Aynı zamanda tarihin büyük kırılmalarının bazen önceden planlanmış kararlarla değil, beklenmedik anlarda ve küçük ayrıntılarla gerçekleşebileceğini de gösterir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre Berlin Duvarı'nın inşa edilmesinin asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metnin son paragrafında vurgulanan düşüncelerden biri aşağıdakilerden hangisidir?