← Tarih

Bir Dünyanın Yer Değiştirmesi: Kavimler Göçü

Dördüncü yüzyılın ikinci yarısında Avrupa'nın doğusunda başlayan bir hareket, kısa süre içinde bütün kıtanın siyasi haritasını değiştirdi. Hunların batıya doğru ilerlemesi, Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Got topluluklarını yerinden etti. Gotlar Roma İmparatorluğu sınırlarına sığınmak zorunda kaldı. Bu olay, tarihçilerin Kavimler Göçü adını verdiği ve yaklaşık iki yüzyıl süren büyük nüfus hareketlerinin başlangıcı olarak kabul edilir.

Roma, sınırlarına dayanan Gotları başlangıçta kontrollü biçimde içeri almaya çalıştı. Ancak göçmenlere yapılan kötü muamele, yiyecek sıkıntısı ve yerel yöneticilerin istismarı kısa sürede bir isyana yol açtı. 378'de Edirne yakınlarında yapılan savaşta Roma ordusu ağır bir yenilgiye uğradı ve İmparator Valens hayatını kaybetti. Bu yenilgi, imparatorluğun sınır savunmasının ne kadar kırılgan olduğunu açıkça gösterdi.

Sonraki on yıllarda farklı topluluklar imparatorluk topraklarına girdi. 410'da Vizigotlar Roma kentini yağmaladı. Kentin bin yıla yakın süredir bir yabancı orduya teslim olmaması, olayın imparatorluğun her yerinde büyük bir sarsıntı yaratmasına neden oldu. Beşinci yüzyılın ortasında Attila önderliğindeki Hunlar, hem Doğu hem de Batı Roma için ciddi bir tehdit oluşturdu.

476'da Germen asıllı komutan Odoaker, Batı Roma'nın son imparatorunu tahttan indirdi ve imparatorluk nişanlarını İstanbul'a gönderdi. Bu tarih, ders kitaplarında genellikle Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılışı ve Orta Çağ'ın başlangıcı olarak gösterilir. Oysa o dönemde yaşayan pek çok insan için 476, sıradan bir yıldan pek farklı değildi. Değişim, tek bir tarihte değil, uzun bir süreç içinde gerçekleşmişti.

Tarihçiler bu dönemi nasıl yorumlamaları gerektiği konusunda farklı görüşler ileri sürer. Geleneksel anlatı, "barbar istilaları" sonucunda parlak bir uygarlığın çöktüğünü ve karanlık bir çağın başladığını vurgular. Bazı tarihçiler ise bu tabloyu fazla dramatik bulur. Onlara göre göç eden topluluklar Roma'yı yok etmekten çok, onun mirasını benimsemiş ve dönüştürmüştü. Germen krallıkları Roma hukukundan, Latin dilinden ve Hristiyanlıktan büyük ölçüde etkilendi.

Son yıllarda yapılan arkeolojik çalışmalar ise iki görüşü de dengeleyen bulgular sunmaktadır. Batı Avrupa'nın bazı bölgelerinde kentlerin küçüldüğü, ticaretin azaldığı, çömlek ve madeni para kullanımının belirgin biçimde gerilediği görülmektedir. Bu durum, değişimin yalnızca bir "dönüşüm" olarak tanımlanamayacağını, sıradan insanların yaşam koşullarında gerçek bir gerilemenin de yaşandığını gösterir.

Kavimler Göçü'nün sonuçları, Avrupa'nın sonraki yüzyıllardaki yapısını belirledi. Franklar, Vizigotlar, Ostrogotlar, Vandallar ve Anglo-Saksonlar gibi toplulukların kurduğu krallıklar, bugünkü pek çok Avrupa ülkesinin temelini oluşturdu. Latince, farklı bölgelerde zamanla İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve Portekizce gibi dillere dönüştü. Doğu Roma ise bin yıl daha varlığını sürdürdü.

Kavimler Göçü, tarihin büyük kırılmalarının tek bir neden ve tek bir tarihle açıklanamayacağını gösteren iyi bir örnektir. Göç, savaş, ekonomik çözülme, iklim ve siyasi kararlar birbirini etkileyerek bir çağın sonunu ve bir başkasının başlangıcını hazırlamıştır.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre 476 yılıyla ilgili olarak vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre son yıllardaki arkeolojik çalışmaların ortaya koyduğu bulgu aşağıdakilerden hangisidir?