← Teknoloji ve Bilişim

Viktorya Dönemi'nin İnterneti: Telgraf

On dokuzuncu yüzyılın başlarında, bir haberin bir kentten diğerine ulaşması, onu taşıyan atlı bir ulağın, bir posta arabasının ya da bir geminin hızıyla sınırlıydı. Avrupa'dan Amerika'ya bir mektubun ulaşması haftalar sürebiliyordu. Bir savaşın sonuçlandığı, bir antlaşmanın imzalandığı ya da bir ticari fiyatın değiştiği haberi, ancak günler ya da haftalar sonra uzak yerlere ulaşabiliyordu. Elektrikli telgrafın icadı, bu durumu kökten değiştirdi. İnsanlık tarihinde ilk kez, bilgi bir insanın ya da bir aracın taşıyabileceğinden çok daha hızlı yol alabiliyordu.

Elektrikli telgrafın geliştirilmesine pek çok mucit katkıda bulundu. İngiltere'de William Cooke ve Charles Wheatstone, 1830'ların sonlarında demiryolu hatlarında kullanılan bir telgraf sistemi geliştirdi. Amerika'da ise ressam olarak tanınan Samuel Morse, meslektaşlarıyla birlikte daha basit bir sistem ve bu sistem için harfleri kısa ve uzun sinyallerle, yani nokta ve çizgilerle temsil eden bir kod geliştirdi. 1844'te Morse, Washington'dan Baltimore'a ünlü "Tanrı neler yarattı" mesajını gönderdi. Mors alfabesi olarak bilinen bu kod, sonraki yüzyıl boyunca dünya genelinde kullanıldı.

Telgraf ağları, sonraki on yıllarda hızla yayıldı. 1866'da Atlantik Okyanusu'nun tabanına döşenen bir kablo, Avrupa ile Kuzey Amerika'yı başarılı ve kalıcı biçimde birbirine bağladı. Daha önceki bir deneme, kısa süre çalıştıktan sonra başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Kısa sürede dünyanın dört bir yanı, telgraf kablolarıyla örülmüş bir ağla birbirine bağlandı. Osmanlı İmparatorluğu'nda da telgraf, 1850'lerin ortalarında, Kırım Savaşı sırasında kullanılmaya başlandı ve kısa sürede imparatorluğun dört bir yanına yayıldı.

Telgrafın etkileri, ekonomiden siyasete, gazetecilikten gündelik hayata kadar pek çok alanda hissedildi. Tüccarlar, uzak pazarlardaki fiyatları anında öğrenebilir hâle geldi. Bu durum, farklı kentlerdeki fiyatların birbirine yaklaşmasına yol açtı. Gazeteler, dünyanın öbür ucundaki olayları ertesi gün haber yapabiliyordu. Haber ajansları, telgraf sayesinde doğdu ve gelişti. Hükümetler, uzak eyaletlerdeki ve sömürgelerdeki yetkilileriyle hızlı iletişim kurabildi. Demiryolları, trenlerin hareketlerini telgrafla koordine ederek kazaları azalttı.

İngiliz yazar Tom Standage, telgrafı anlattığı kitabına "Viktorya Dönemi'nin İnterneti" adını vermiştir. Standage'a göre telgrafın toplum üzerindeki etkileri ve yarattığı tartışmalar, internetin yarattıklarıyla şaşırtıcı benzerlikler gösterir. Telgraf da internet gibi büyük umutlar uyandırmıştı. Bazı yazarlar, insanlar arasındaki iletişimin kolaylaşmasıyla birlikte yanlış anlamaların ve savaşların sona ereceğini öngörüyordu. Ancak bu umutlar gerçekleşmedi. Telgraf, aynı zamanda dolandırıcılara, şifreli mesajlarla haberleşen suçlulara ve bilgi bombardımanından yakınan iş insanlarına da yeni olanaklar sundu. Telgraf operatörleri arasında, hatlar üzerinden kurulan arkadaşlıklar ve hatta evliliklerle sonuçlanan romantik ilişkiler bile yaşandı.

Telgraf, yirminci yüzyılda telefon, radyo ve daha sonra da internet gibi yeni teknolojilerin gölgesinde kalarak yavaş yavaş kullanımdan kalktı. Ancak telgrafın açtığı yol, yani bilginin elektrik sinyalleriyle anında iletilmesi fikri, bugünkü küresel iletişim ağlarının temelini oluşturur. Bu hikâye, yeni bir iletişim teknolojisine yöneltilen aşırı umutların ve korkuların, aslında tarih boyunca tekrarlanan bir örüntü olduğunu da hatırlatır.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre telgrafın tüccarlar üzerindeki etkilerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre Standage'ın telgraf ile internet arasında kurduğu benzerlik aşağıdakilerden hangisidir?