← Teknoloji ve Bilişim

Bir Ağın Doğuşu: ARPANET'ten İnternete

29 Ekim 1969 akşamı, Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles kampüsündeki bir bilgisayardan yaklaşık beş yüz kilometre uzaktaki Stanford Araştırma Enstitüsü'ndeki bir bilgisayara ilk mesaj gönderildi. Araştırmacılar, uzaktaki bilgisayara bağlanmak için "LOGIN" sözcüğünü yazmaya çalışıyordu. Ancak yalnızca ilk iki harf, "L" ve "O" iletildikten sonra sistem çöktü. Böylece bilgisayarlar arasında gönderilen ilk mesaj, tesadüfen "LO" oldu. Bir saat kadar sonra sistem düzeltildi ve bağlantı başarıyla kuruldu. Bu mütevazı başlangıç, bugün milyarlarca insanı birbirine bağlayan internetin doğuşunun simgesi olarak kabul edilir.

Bu ilk bağlantı, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı'na bağlı bir araştırma ajansının desteklediği ARPANET adlı projenin parçasıydı. Projenin amacı, farklı üniversitelerde ve araştırma merkezlerinde bulunan pahalı bilgisayarların kaynaklarını paylaşmalarını sağlamaktı. Yaygın bir inanışa göre ARPANET, nükleer bir savaşa dayanabilecek bir iletişim ağı oluşturmak amacıyla kurulmuştu. Ancak projenin öncülerinin çoğu, asıl amacın araştırmacılar arasında kaynak paylaşımı olduğunu vurgulamıştır. Bununla birlikte, ağın bazı parçaları devre dışı kalsa bile çalışmaya devam edebilecek biçimde tasarlanması fikri, o dönemin başka çalışmalarından da beslenmişti.

ARPANET'in temelinde, "paket anahtarlama" adı verilen yenilikçi bir yöntem yatıyordu. Geleneksel telefon sistemlerinde, iki kişi konuşurken aralarında sürekli açık kalan özel bir hat kurulurdu. Paket anahtarlamada ise bir mesaj, küçük parçalara, yani "paketlere" bölünür. Her paket, hedef adresini taşır ve ağ üzerinden o an en uygun yolu izleyerek hedefine ulaşır. Farklı paketler farklı yollardan gidebilir ve hedefte yeniden birleştirilir. Bu yöntem, ağın kaynaklarını çok daha verimli kullanmayı sağlıyor ve ağın bir bölümünde sorun çıktığında paketlerin başka yollardan iletilmesine olanak tanıyordu.

1970'lerde farklı bilgisayar ağları ortaya çıkmaya başladı. Ancak bu ağlar, birbirleriyle iletişim kuramıyordu. Bilgisayar bilimciler Vinton Cerf ve Robert Kahn, bu sorunu çözmek için farklı ağların birbirine bağlanabilmesini sağlayan ortak kurallar, yani "protokoller" geliştirdi. TCP/IP olarak bilinen bu protokoller, 1983'te ARPANET'in standart protokolü hâline geldi. "İnternet" sözcüğü de bu "ağlar arası ağ" fikrinden doğdu.

Başlangıçta internet, çoğunlukla bilim insanları ve akademisyenler tarafından kullanılıyordu. E-posta, ağın ilk yıllarından itibaren en popüler uygulamalarından biri oldu. İnternetin geniş kitlelere ulaşması ise 1990'larda, kullanımı kolay bir arayüz sunan World Wide Web'in yaygınlaşması ve internetin ticari kullanıma açılmasıyla gerçekleşti.

İnternetin hikâyesi, tek bir mucidin değil, onlarca yıl boyunca birbirinin çalışmalarını geliştiren pek çok araştırmacının ortak ürünüdür. Açık protokollerin ve paylaşım kültürünün, internetin hızla büyümesinde belirleyici bir rol oynadığı genel olarak kabul edilir. Kimsenin tek başına sahip olmadığı bu ağ, belki de bu yüzden bu kadar hızlı büyüyebilmiştir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre "paket anahtarlama" yönteminin temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre Cerf ve Kahn'ın geliştirdiği protokollerin çözdüğü sorun aşağıdakilerden hangisidir?