Batık Maliyet Yanılgısı: Geri Gelmeyecek Olanın Peşinde
Pahalı bir konser bileti satın aldığınızı, ancak konser günü kendinizi hasta ve yorgun hissettiğinizi düşünün. Hava da çok kötü; dışarıda sağanak yağmur var. Evde kalmak isterdiniz; ama "Bu bilete o kadar para verdim, gitmezsem para boşa gider." diye düşünerek konsere gidersiniz. Konser boyunca kendinizi kötü hisseder ve hiç keyif almazsınız. Bu tanıdık senaryo, ekonomistlerin "batık maliyet yanılgısı" adını verdiği bir düşünce hatasını örnekler.
Batık maliyet, geçmişte yapılmış ve geri alınması mümkün olmayan harcamalardır. Konser bileti örneğinde, bilete ödenen para, konsere gidilse de gidilmese de geri gelmeyecektir. Ekonomi kuramına göre akılcı bir karar verirken yalnızca gelecekteki maliyetler ve faydalar dikkate alınmalı, batık maliyetler göz ardı edilmelidir. Konsere gitmeye karar verirken sorulması gereken soru, "Bu bilete ne kadar para verdim?" değil, "Şu anki koşullarda konsere gitmek mi, evde kalmak mı bana daha fazla fayda sağlar?" sorusudur.
Ancak insanlar, batık maliyetleri göz ardı etmekte büyük güçlük çeker. Bir şeye zaman, para ya da emek yatırdıktan sonra, o şeyden vazgeçmek bir kayıp gibi hissettirir ve yapılan yatırımın boşa gittiğini kabul etmek zordur. Bu nedenle insanlar, başarısız olduğu açıkça belli olan projelere devam edebilir, sevmedikleri bir kitabı sırf yarısına geldikleri için sonuna kadar okuyabilir ya da bir restoranda tıka basa doymuş olsalar bile, para ödedikleri için tabaktaki yemeği bitirmeye çalışabilir.
Batık maliyet yanılgısının en çarpıcı örneklerinden biri, İngiltere ve Fransa'nın ortaklaşa geliştirdiği yolcu uçağı Concorde'dur. Projenin geliştirme maliyetleri, başlangıçta öngörülenin çok üzerine çıktı ve projenin ticari açıdan kârlı olmayacağı oldukça erken bir aşamada anlaşıldı. Ancak iki ülke, o ana kadar yapılan büyük harcamalar ve siyasi taahhütler nedeniyle projeden vazgeçmedi. Bu nedenle batık maliyet yanılgısı, İngilizcede zaman zaman "Concorde yanılgısı" olarak da anılır.
Bu yanılgı, bireysel kararların ötesinde, şirketlerin ve devletlerin büyük yatırım kararlarını da etkileyebilir. Yöneticiler, başlattıkları bir projenin başarısız olduğunu kabul etmenin, kendi itibarlarını zedeleyeceğinden çekinebilir. Bu durumda, "Şimdiye kadar bu kadar harcadık, şimdi vazgeçersek her şey boşa gider." düşüncesiyle projeye daha fazla kaynak aktarabilirler. Psikologlar bu duruma "kararlılığın tırmanması" adını verir.
Ancak bazı araştırmacılar, batık maliyetleri dikkate almanın her zaman akıl dışı olmadığını da belirtir. Örneğin sürekli olarak yarım bıraktığı işlerle tanınan biri, itibar kaybına uğrayabilir. Bazı durumlarda bir işe devam etmek, ileride elde edilecek bilgiler ya da kazanımlar açısından gerçekten anlamlı olabilir. Asıl önemli olan, devam etme kararının geçmişteki harcamalara değil, gelecekteki beklentilere dayanmasıdır.
Batık maliyet yanılgısından korunmanın bir yolu, kendimize şu soruyu sormaktır: "Eğer bu işe bugün sıfırdan başlıyor olsaydım, yine de bu yolu seçer miydim?" Bu soru, geçmişin yükünü bir kenara bırakarak geleceğe yönelik daha sağlıklı kararlar vermemize yardımcı olabilir.