← Ekonomi

Su mu Değerli, Elmas mı? Değer Paradoksu

Su, yaşamın vazgeçilmez kaynağıdır. Susuz birkaç günden fazla yaşayamayız. Elmas ise yaşamımızı sürdürmek için hiçbir işe yaramaz; yalnızca süs olarak kullanılır. Peki, o hâlde neden elmas sudan çok daha pahalıdır? Bu soru, yüzyıllar boyunca düşünürleri meşgul eden ve "değer paradoksu" ya da "su ve elmas paradoksu" olarak bilinen bir bilmecedir.

Adam Smith, bu paradoksu tartışan düşünürler arasındaydı. Smith, "kullanım değeri" ile "değişim değeri" arasında bir ayrım yaptı. Su, büyük bir kullanım değerine sahipken değişim değeri, yani piyasadaki fiyatı düşüktür. Elmas ise küçük bir kullanım değerine sahipken değişim değeri çok yüksektir. Ancak Smith'in bu ayrımı, paradoksu tanımlasa da onu tam olarak çözemiyordu. Neden kullanım değeri ile değişim değeri bu kadar farklıydı?

Paradoksun çözümü, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, birbirinden bağımsız olarak çalışan birkaç ekonomistin geliştirdiği "marjinal fayda" kavramıyla geldi. İngiliz William Stanley Jevons, Avusturyalı Carl Menger ve Fransız Léon Walras, değeri belirleyen şeyin bir malın toplam faydası değil, ek bir biriminin sağladığı fayda olduğunu ileri sürdü. Bu düşünce, ekonomi tarihinde "marjinalist devrim" olarak anılır.

Marjinal fayda kavramını bir örnekle açıklayalım. Çölde susuz kalmış bir insan için ilk bardak su, hayat kurtarıcıdır ve onun için paha biçilmezdir. İkinci bardak hâlâ çok değerlidir; ama ilki kadar değil. Onuncu bardak suya ise artık pek ihtiyaç duyulmaz. Her ek bardak suyun sağladığı fayda, bir öncekinden daha azdır. Bu duruma "azalan marjinal fayda" ilkesi denir.

Gündelik hayatımızda su, genellikle bol miktarda bulunur. Musluğu açtığımızda kolayca su elde ederiz. Bu nedenle, ek bir litre suyun bizim için sağladığı fayda oldukça düşüktür ve buna yüksek bir fiyat ödemeye razı olmayız. Elmas ise son derece kıttır. Az sayıda elmas bulunduğu için, ek bir elmasın sağladığı fayda ve ona ödemeye razı olunan fiyat yüksek kalır. Yani suyun ucuz, elmasın pahalı olmasının nedeni, suyun daha az yararlı olması değil, çok daha bol bulunmasıdır.

Bu açıklama, çölde susuz kalmış bir insanın neden bir avuç elması bir şişe suya değişmeye razı olabileceğini de açıklar. Böyle bir durumda su kıttır ve onun marjinal faydası son derece yüksektir. Değer, sabit ve nesnenin kendisine içkin bir özellik değil, koşullara ve kıtlığa bağlıdır.

Marjinal fayda kavramı, ekonominin pek çok alanında temel bir araç hâline gelmiştir. Tüketicilerin harcamalarını farklı mallar arasında nasıl dağıttığını, fiyatların nasıl oluştuğunu ve kaynakların nasıl kullanıldığını anlamamıza yardımcı olur. Bu kavram, aynı zamanda gündelik hayatta da işe yarar bir bakış açısı sunar. Bir şeyi değerlendirirken, onun genel olarak ne kadar önemli olduğunu değil, ondan bir birim daha fazlasına sahip olmanın bize ne kazandıracağını sormak, çoğu zaman daha iyi kararlar vermemizi sağlar.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre değer paradoksunu çözen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre çölde susuz kalmış birinin elmasını suya değişmeye razı olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?