Zihnimize Atılan Çapa: Çapalama Etkisi
Bir deneyde katılımcılardan önce bir çarkı çevirmeleri istendi. Çark, katılımcıların bilmediği şekilde ayarlanmıştı ve yalnızca 10 ya da 65 sayısında duruyordu. Ardından katılımcılara, Afrika ülkelerinin Birleşmiş Milletler üyeleri arasındaki oranının, çarkta çıkan sayıdan büyük mü küçük mü olduğu soruldu. Son olarak da bu oranı yüzde olarak tahmin etmeleri istendi.
Çarkta çıkan sayının sorunun yanıtıyla hiçbir ilgisi yoktu ve katılımcılar bunun rastgele bir sayı olduğunu biliyordu. Buna rağmen sonuçlar dikkat çekiciydi. Çarkta 10 sayısını görenlerin tahminlerinin ortalaması yüzde 25 civarındayken, 65 sayısını görenlerin tahminlerinin ortalaması yüzde 45 civarındaydı. Tamamen ilgisiz bir sayı, insanların tahminlerini belirgin biçimde etkilemişti.
Bu deney, 1970'lerde İsrailli psikologlar Amos Tversky ve Daniel Kahneman tarafından yapıldı. Araştırmacılar bu olguyu "çapalama etkisi" olarak adlandırdı. Bir gemi demir attığında, belirli bir alan içinde hareket edebilir ama çapadan çok uzaklaşamaz. Benzer biçimde insanlar, belirsiz bir durumda tahmin yaparken karşılaştıkları ilk sayıdan, yani bir çapadan yola çıkar ve tahminlerini bu sayıdan yeterince uzaklaştıramaz.
Çapalama etkisi, gündelik hayatta sıkça karşımıza çıkar. Bir mağazada yüksek bir fiyat etiketinin üzeri çizilerek yanına daha düşük bir fiyat yazıldığında, ürün bize daha ucuz görünür. Oysa ürünün gerçek değeri hakkında hiçbir bilgimiz değişmemiştir; yalnızca ilk gördüğümüz yüksek fiyat bir çapa işlevi görmüştür. Pazarlıklarda ilk teklifi yapan tarafın, sonuç üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olabilmesi de bu etkiyle açıklanır.
Etkinin uzmanları bile etkileyebildiği gösterilmiştir. Bir araştırmada deneyimli emlak değerleme uzmanlarına aynı ev gösterildi; ancak farklı gruplara evin satış fiyatı olarak farklı rakamlar söylendi. Uzmanların ev için yaptıkları değer tahminleri, kendilerine verilen ilk fiyata göre önemli ölçüde farklılık gösterdi. İlginç olan, uzmanların büyük çoğunluğunun bu ilk fiyattan etkilendiklerini kabul etmemesiydi.
Benzer etkiler hukuk alanında da gözlemlenmiştir. Bazı araştırmalar, savcının talep ettiği cezanın, hâkimlerin verdiği ceza üzerinde etkili olabildiğini göstermiştir. Hatta bazı deneylerde, hâkimlere ceza belirlemeden önce rastgele atılan bir zarın sonucu gösterildiğinde bile bu sayının kararları etkilediği bildirilmiştir.
Çapalama etkisinin neden ortaya çıktığına ilişkin farklı açıklamalar vardır. Bir açıklamaya göre insanlar, çapadan başlayarak tahminlerini ayarlar; ancak bu ayarlama genellikle yetersiz kalır. Başka bir açıklamaya göre çapa, zihnimizde onunla uyumlu bilgilerin daha kolay akla gelmesine yol açar. Yüksek bir sayı gördüğümüzde, yüksek bir yanıtı destekleyen düşünceler daha belirgin hâle gelir.
Bu etkiden tamamen korunmak zordur. Ancak bazı stratejiler etkisini azaltabilir. Önemli bir karar vermeden önce karşılaştığımız ilk sayının nereden geldiğini sorgulamak, kendi tahminimizi başkalarının rakamlarını duymadan önce yapmak ya da bilinçli olarak karşıt bir çapa düşünmek, bu stratejiler arasındadır. Sınavlarda da bir sorunun seçeneklerine bakmadan önce kendi yanıtını düşünmek, benzer bir koruma sağlayabilir.