← Psikoloji

Yetenek mi, Çaba mı? Zihniyet Araştırmaları

Bir öğrenci matematikten düşük not aldığında kendine iki farklı cümle kurabilir. Birincisi, "Ben matematik kafalı değilim" olabilir. İkincisi, "Bu konuyu henüz tam anlamadım, farklı bir yöntemle çalışmam gerekiyor." İlk bakışta küçük bir fark gibi görünse de bu iki cümle, zekâ ve yetenek hakkındaki iki farklı inancı yansıtır. Amerikalı psikolog Carol Dweck, bu inançların öğrenme üzerindeki etkisini incelediği araştırmalarıyla tanınır.

Dweck, insanların yetenek konusundaki inançlarını iki ana grupta toplar. "Sabit zihniyet" taşıyan insanlar, zekânın ve yeteneğin büyük ölçüde doğuştan geldiğine ve değiştirilemeyeceğine inanır. Onlara göre bir insan ya zekidir ya da değildir. "Gelişim zihniyeti" taşıyanlar ise yeteneklerin çaba, doğru stratejiler ve başkalarından alınan destekle geliştirilebileceğine inanır.

Dweck'e göre bu inançlar, insanların zorluklar karşısındaki tutumlarını belirgin biçimde etkiler. Sabit zihniyetli bir öğrenci için her başarısızlık, yeteneğinin yetersiz olduğunun bir kanıtı gibi görünür. Bu nedenle zor görevlerden kaçınabilir, hata yapmaktan korkabilir ve çaba göstermeyi anlamsız bulabilir; çünkü ona göre gerçekten yetenekli biri çaba göstermek zorunda kalmamalıdır. Gelişim zihniyetli bir öğrenci ise zorlukları öğrenme fırsatı olarak görür ve hatalarından ders çıkarmaya daha yatkındır.

Dweck'in ünlü araştırmalarından birinde çocuklara bir dizi bulmaca verildi. Bulmacaları çözdükten sonra çocukların bir kısmı zekâları için övüldü: "Çok akıllısın." Diğer kısmı ise çabaları için övüldü: "Çok çalıştın." Daha sonra çocuklara, kolay ya da zor bir sonraki görevi seçme fırsatı verildi. Zekâları için övülen çocukların önemli bir kısmı kolay görevi seçti; çünkü zeki görünme konumlarını riske atmak istemiyorlardı. Çabaları için övülen çocukların çoğu ise yeni bir şey öğrenebilecekleri zor görevi tercih etti.

Bu bulgular, eğitim dünyasında büyük bir ilgi gördü. Pek çok okulda öğrencilere gelişim zihniyetini kazandırmayı amaçlayan programlar uygulanmaya başlandı. Öğretmenler ve ebeveynler, çocukları zekâları yerine çabaları ve stratejileri için övmeye teşvik edildi.

Ancak son yıllarda yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, zihniyet müdahalelerinin etkisinin başlangıçta düşünüldüğünden daha sınırlı olabileceğini gösterdi. Bazı çalışmalar, kısa süreli zihniyet eğitimlerinin öğrencilerin notları üzerinde genel olarak küçük bir etki yarattığını, bu etkinin ise özellikle akademik olarak zorlanan öğrencilerde daha belirgin olduğunu ortaya koydu. Bazı tekrar çalışmaları ise ilk bulgulara benzer sonuçlar elde edemedi.

Dweck de bu tartışmalara katılarak kavramın yanlış anlaşılmasına dikkat çekti. Gelişim zihniyeti, yalnızca "çok çalış" demek ya da her çabayı sonuçtan bağımsız olarak övmek anlamına gelmez. Bir öğrenci işe yaramayan bir yöntemle saatlerce çalışıyorsa, çabasını övmek yeterli değildir; ona farklı stratejiler denemesi gerektiğini göstermek gerekir. Gelişim, çabanın yanı sıra doğru yöntemleri ve geri bildirimi de gerektirir.

Zihniyet araştırmaları, öğrenme konusunda önemli bir soruyu gündeme getirmiştir: Yeteneklerimiz hakkında ne düşündüğümüz, onları ne kadar geliştirebileceğimizi etkiler mi? Yanıt, ilk iddialardan daha temkinli olsa da, hatalara ve zorluklara bakış açımızın öğrenme yolculuğumuzda önemli bir rol oynadığı düşüncesi hâlâ güçlü bir dayanağa sahiptir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre zekâları için övülen çocukların kolay görevi seçmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metinde Dweck'in kavramın yanlış anlaşılmasıyla ilgili uyarısı aşağıdakilerden hangisidir?