← Psikoloji

İnançlarla Davranışlar Çatıştığında: Bilişsel Çelişki

1950'lerde Amerikalı bir grup insan, dünyanın belirli bir tarihte büyük bir selle yok olacağına, ancak kendilerinin uzaydan gelecek bir araç tarafından kurtarılacağına inanıyordu. Bazıları işlerinden ayrılmış, mallarını satmış, aileleriyle bağlarını koparmıştı. Psikolog Leon Festinger ve arkadaşları, bu grubu yakından izlemek için gizlice gruba katıldı. Asıl merak ettikleri soru şuydu: Kehanet gerçekleşmediğinde bu insanlar ne yapacaktı?

Beklenen gece geldi ve geçti; ne sel oldu ne de kurtarıcı araç geldi. Mantıklı bir beklenti, grup üyelerinin yanıldıklarını kabul etmesi olurdu. Oysa olaylar farklı gelişti. Grubun lideri, dünyanın gruptaki inançlı insanların ışığı sayesinde kurtarıldığını bildiren yeni bir mesaj aldığını açıkladı. Daha önce dışarıya pek açılmayan grup üyeleri, bu kez inançlarını yaymak için gazetecilere ulaşmaya başladı.

Festinger bu ve benzeri gözlemlerden yola çıkarak "bilişsel çelişki" kuramını geliştirdi. Kurama göre insanlar, birbiriyle çelişen iki düşünceye, inanca ya da davranışa aynı anda sahip olduklarında rahatsız edici bir gerilim yaşar. Bu gerilimi azaltmak için düşüncelerinden birini değiştirir, yeni gerekçeler bulur ya da çelişkiyi önemsizleştirirler. Kehanet grubunun üyeleri için yanıldıklarını kabul etmek, verdikleri büyük fedakârlıkların boşa gittiğini kabul etmek anlamına geliyordu. İnançlarını güçlendirmek, bu acı verici sonucu kabul etmekten daha kolaydı.

Festinger, kuramını laboratuvarda da sınadı. Ünlü bir deneyde katılımcılardan son derece sıkıcı bir işi bir saat boyunca yapmaları istendi. Ardından bir kısmına bir dolar, bir kısmına yirmi dolar ödenerek, sırada bekleyen bir sonraki katılımcıya işin çok eğlenceli olduğunu söylemeleri rica edildi. Daha sonra katılımcılardan işin gerçekte ne kadar eğlenceli olduğunu değerlendirmeleri istendi.

Sonuçlar şaşırtıcıydı. Bir dolar alanlar, işi yirmi dolar alanlardan daha eğlenceli bulduklarını belirtti. Festinger'in açıklamasına göre yirmi dolar alanlar, yalan söylemeleri için yeterli bir gerekçeye sahipti: İyi bir ödeme almışlardı. Bir dolar alanlar ise yalan söylemelerini dışsal bir nedenle açıklayamıyordu. Bu nedenle çelişkiyi azaltmak için işin aslında o kadar da sıkıcı olmadığına kendilerini inandırdılar.

Bilişsel çelişki, gündelik hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Sigaranın zararlarını bilen bir sigara içicisi, "Zaten herkes bir şeyden ölüyor" ya da "Büyükbabam sigara içti ve uzun yaşadı" gibi düşüncelerle çelişkiyi azaltmaya çalışabilir. Pahalı bir ürün satın alan biri, ürünün kusurlarını görmezden gelme eğiliminde olabilir. Zorlu bir giriş sürecinden geçerek bir gruba katılan kişiler, o gruba daha fazla bağlılık hissedebilir; çünkü katlandıkları zahmeti haklı çıkarmak isterler.

Kuramın önemli bir dersi, insanın kendini haklı çıkarma eğiliminin ne kadar güçlü olduğudur. Bu eğilim, hatalarımızı görmemizi ve onlardan ders çıkarmamızı zorlaştırabilir. Bir yanlış yaptığımızı kabul etmek, kendimize dair olumlu imajımızı tehdit ettiği için çoğu zaman acı vericidir.

Bilişsel çelişkinin farkında olmak, onunla daha sağlıklı biçimde başa çıkmanın ilk adımıdır. Bir görüşü savunurken kendimize "Bu görüşü kanıtlar nedeniyle mi, yoksa yanlış olduğunu kabul etmek zor geldiği için mi savunuyorum?" diye sormak, düşünce dürüstlüğümüzü korumamıza yardımcı olabilir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre kehanet grubunun üyelerinin kehanet gerçekleşmedikten sonra inançlarını güçlendirmelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre bir dolar alan katılımcıların işi daha eğlenceli bulduklarını belirtmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?