← Biyoloji

Gökyüzündeki Haritalar: Göçmen Kuşların Yön Bulması

Her sonbaharda milyarlarca kuş, binlerce kilometre uzaklıktaki kışlama alanlarına doğru yola çıkar. Bazı küçük ötücü kuşlar, ağırlıkları birkaç on gramı geçmediği hâlde çölleri ve denizleri aşarak kıtadan kıtaya uçar. Daha da şaşırtıcı olanı, birçok kuşun her yıl aynı bölgeye, hatta bazen aynı ağaca geri dönebilmesidir. İlk kez göç eden genç kuşların bile, kendilerine yol gösteren yetişkinler olmadan doğru yönü bulabildiği gözlenmiştir. Bu yetenek, yüzyıllardır doğa bilimcilerin merakını çeken bir bilmece olmuştur.

Araştırmalar, kuşların tek bir yön bulma yöntemine değil, birbirini tamamlayan pek çok ipucuna dayandığını göstermiştir. Bunların ilki güneştir. Gündüz göç eden kuşlar güneşin konumunu bir pusula gibi kullanır. Ancak güneş gün boyunca gökyüzünde hareket ettiğinden, kuşların bu hareketi hesaba katabilmesi için günün saatini bilmesi gerekir. Yapılan deneylerde iç saatleri yapay ışıkla birkaç saat kaydırılan kuşların, beklenen açıyla yanlış yöne yöneldiği görülmüştür. Bu sonuç, güneş pusulasının iç saatle birlikte çalıştığını açıkça ortaya koyar.

Geceleri göç eden kuşlar ise yıldızlardan yararlanır. Bu konudaki klasik deneylerden birinde, kuşlar yapay bir gökyüzünün yansıtıldığı planetaryumlarda incelenmiştir. Yıldızların konumu değiştirildiğinde kuşların yöneldiği doğrultu da değişmiştir. Daha ilginç olan bulgu, kuşların belirli yıldız kalıplarını doğuştan bilmedikleri, gençlik dönemlerinde gökyüzünün dönme merkezini gözlemleyerek öğrendikleridir. Kuzey yarımkürede bu merkez, Kutup Yıldızı'nın yakınındadır ve kuşlar kuzey yönünü bu noktaya göre belirler.

Kuşların en gizemli yeteneği ise Dünya'nın manyetik alanını algılayabilmeleridir. Kafeslerde yapılan deneylerde, çevredeki manyetik alanın yönü yapay olarak değiştirildiğinde kuşların da yöneldikleri doğrultuyu değiştirdiği gözlenmiştir. Bu manyetik duyunun nasıl işlediği hâlâ tam olarak bilinmemektedir. Önde gelen hipotezlerden biri, kuşların gözünde bulunan ve ışıkla etkinleşen bazı proteinlerin manyetik alana duyarlı kimyasal tepkimeler gerçekleştirdiğini öne sürer. Bu hipotez doğruysa kuşlar manyetik alanı bir anlamda görüyor olabilir.

Manyetik alanın yalnızca bir pusula değil, bir harita işlevi de görebileceği düşünülmektedir. Dünya'nın manyetik alanının şiddeti ve eğim açısı, ekvatordan kutuplara doğru düzenli biçimde değişir. Kuşlar bu değerleri algılayarak hangi enlemde bulunduklarını kestirebilir. Ancak doğu batı doğrultusunda konum belirlemek çok daha zordur ve kuşların bunu nasıl başardığı tartışma konusudur. Bazı araştırmacılar, kokuların da bu haritanın bir parçası olabileceğini öne sürer; özellikle deniz kuşlarında koku duyusunun yön bulmada önemli rol oynadığına dair bulgular vardır.

Yön bulmada kullanılan ipuçlarının birbirini denetlemesi, sistemi son derece güvenilir kılar. Bulutlu bir günde güneşi göremeyen kuş manyetik pusulasına başvurabilir; manyetik alandaki geçici düzensizliklerde ise gökyüzü ipuçlarından yararlanabilir. Araştırmacılar, kuşların bu farklı pusulaları özellikle gün batımı sırasında birbirine göre ayarladığını düşünmektedir. Bu açıdan kuşun yön bulma sistemi, birden fazla yedek aygıtla donatılmış bir uçağın seyir sistemine benzetilebilir.

Göç davranışının önemli bir bölümü kalıtsaldır. Farklı göç yollarını kullanan kuş topluluklarının melezlenmesiyle yapılan çalışmalarda, yavruların iki ebeveyn yolunun arasında bir yön seçtiği gözlenmiştir. Bu bulgu, genç kuşların ilk yolculuklarında izleyecekleri genel doğrultunun genlerinde kodlu olduğunu düşündürür. Deneyim kazandıkça ise kuşlar bu doğuştan gelen programı öğrendikleri ayrıntılarla zenginleştirir.

Göçün kendisi de olağanüstü bir fizyolojik hazırlık gerektirir. Pek çok kuş, yolculuktan önceki haftalarda çok fazla besin tüketerek bedenine yakıt olarak kullanacağı yağ depolar. Bazı türler kısa sürede ağırlıklarını neredeyse iki katına çıkarabilir. Yolculuk sırasında ise bazı kuşların, uçuşa doğrudan katkısı olmayan sindirim organlarını geçici olarak küçülttüğü gözlenmiştir. Bu uyumlar, yön bulmanın göçün yalnızca bir parçası olduğunu, kuşun bütün bedeninin bu uzun yolculuğa göre ayarlandığını göstermektedir.

Ne yazık ki insan etkinlikleri bu kusursuz sistemi tehdit etmektedir. Şehirlerin yoğun gece aydınlatması, geceleri göç eden kuşların yönünü şaşırmasına ve aydınlık binalara çarpmasına neden olabilir. Bu nedenle bazı şehirlerde, göç mevsimlerinde yüksek binaların ışıklarının azaltılmasını öneren uygulamalar başlatılmıştır.

Milyonlarca yılda gelişen bu yetenekleri korumak, kuşların yalnızca uçabilmesini değil, yollarını bulabilmesini de güvence altına almak anlamına gelir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre iç saati kaydırılan kuşlarla yapılan deneyin gösterdiği sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metinde kuşların yön bulma sisteminin birden fazla yedek aygıtla donatılmış bir uçağa benzetilmesiyle vurgulanan özellik aşağıdakilerden hangisidir?