← Ekoloji ve Çevre

Göçmen Kuşların Olağanüstü Yolculukları

Her sonbahar, gökyüzünde V biçiminde süzülen leylek ve turna sürüleri, mevsimin değiştiğini haber veren en eski işaretlerden biridir. İnsanlar binlerce yıl boyunca bu kuşların nereye gittiğini merak etmiş, bazı kültürlerde kuşların kışı ayda ya da göl diplerinde uyuyarak geçirdiğine inanılmıştır. Bugün göçün gizemlerinin önemli bir kısmı çözülmüş olsa da bu yolculukların boyutu, bilim insanlarını hâlâ hayranlıkla düşündürmektedir.

Göç, kuşların üreme alanları ile kışlama alanları arasında düzenli olarak yaptığı mevsimlik yolculuktur. Kuzeydeki ılıman bölgeler, yaz aylarında uzun gündüzler ve bol böcekle yavru büyütmek için ideal koşullar sunar. Kış geldiğinde ise bu bölgelerde besin azalır, göller donar ve günler kısalır. Kuşlar, besinin bol olduğu güneydeki sıcak bölgelere giderek bu zor dönemi atlatır.

Bazı kuşların kat ettiği mesafeler insan hayal gücünü zorlar. Kutup sumruları, Kuzey Kutbu'ndaki üreme alanları ile Antarktika çevresindeki kışlama alanları arasında gidip gelir. Kuşlara takılan küçük izleme cihazları, bu kuşların bir yılda yetmiş bin kilometreyi aşan yolculuklar yaptığını göstermiştir. Otuz yıl kadar yaşayabilen bir sumru, ömrü boyunca Ay'a gidip dönmeye yetecek bir mesafe uçabilir.

Kimi kuşlar ise dayanıklılığıyla öne çıkar. Çizgili kuyruklu çamurcun adlı bir kıyı kuşunun, Alaska'dan Yeni Zelanda'ya hiç mola vermeden, yaklaşık on bir bin kilometre uçtuğu kaydedilmiştir. Bu yolculuk boyunca kuş ne yer ne içer ne de dinlenir. Göçten önce vücut ağırlığını neredeyse ikiye katlayacak kadar yağ depolar, yolculuk sırasında ise sindirim organlarının bir kısmı küçülerek uçuşa daha fazla enerji ayrılmasını sağlar.

Kuşların bu yolculuklarda yönlerini nasıl bulduğu, uzun süre biyolojinin en büyük sırlarından biri olarak kaldı. Bugün kuşların birden fazla pusula kullandığı bilinmektedir. Gündüz göç eden kuşlar Güneş'in konumundan yararlanır ve günün saatine göre bu konumdaki değişimi hesaba katabilir. Gece göç edenler ise yıldızlardan yön bulur. Laboratuvar deneyleri, genç kuşların gökyüzünün dönme merkezini öğrenerek kuzeyi belirlediğini göstermiştir.

Kuşların belki de en şaşırtıcı yeteneği, Dünya'nın manyetik alanını algılayabilmeleridir. Bilim insanları, bazı kuşların gözlerinde bulunan özel proteinlerin manyetik alana duyarlı olduğunu ve kuşların bu alanı adeta görebildiğini öne sürmektedir. Bunun yanı sıra kuşlar dağ sıraları, kıyı şeritleri ve nehirler gibi yer şekillerini, hatta bazı türler kokuları da yön bulmada kullanır. Bu çoklu sistem, bir pusula işe yaramadığında diğerinin devreye girmesini sağlar.

Göç yolları rastgele değildir. Pek çok kuş, binlerce yıldır aynı güzergâhları izler. Büyük süzülen kuşlar, örneğin leylekler ve yırtıcılar, uzun mesafeleri kanat çırpmadan, yükselen sıcak hava akımlarından yararlanarak kat eder. Bu akımlar denizler üzerinde oluşmadığı için bu kuşlar geniş deniz geçişlerinden kaçınır ve kara köprülerini kullanır. Bu nedenle belirli noktalarda yüz binlerce kuş aynı anda görülebilir.

Türkiye, bu açıdan dünyanın en önemli göç noktalarından biridir. Avrupa ile Afrika arasında göç eden kuşlar, Akdeniz'i geçmemek için Boğaziçi ve Hatay üzerinden dar bir koridoru kullanır. Her sonbahar İstanbul ve Belen Geçidi üzerinden yüz binlerce leylek, kartal, atmaca ve şahin geçer. Kuş gözlemcileri bu dönemlerde dünyanın dört bir yanından bu bölgelere gelmektedir.

Göçmen kuşlar, yolculukları boyunca pek çok tehlikeyle karşı karşıyadır. Fırtınalar, yırtıcılar ve açlık her zaman var olan tehlikelerdir; ancak günümüzde bunlara insan kaynaklı yeni tehditler eklenmiştir. Mola verdikleri sulak alanların kurutulması, gece ışıklarıyla aydınlatılan cam binalara çarpmalar, elektrik hatları ve bazı bölgelerde süren yasa dışı avcılık, her yıl çok sayıda kuşun ölümüne yol açmaktadır.

İklim değişikliği de göçün zamanlamasını etkilemektedir. Bazı kuşlar, ısınan havalar nedeniyle üreme alanlarına daha erken dönmekte ya da güneye daha kısa mesafeler gitmektedir. Ancak göç zamanını gün uzunluğuna göre belirleyen türler, böceklerin bolluk döneminin öne kaymasına ayak uyduramayabilir. Yavruların yumurtadan çıktığı dönemde yeterli besin bulunamaması, bu türlerin üreme başarısını düşürmektedir.

Göçmen kuşların korunması, ülkeler arası iş birliğini zorunlu kılar. Bir kuşun yaz geçirdiği ülkede korunması, kışladığı ya da mola verdiği ülkelerde tehlikeye girerse yetersiz kalır. Bu kuşlar, sınırların yalnızca haritalarda var olduğunu ve doğanın bir bütün olarak korunması gerektiğini hatırlatan kanatlı elçilerdir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre kuşların göç ederken birden fazla yön bulma yöntemi kullanmasının yararı aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metne göre leylekler gibi büyük süzülen kuşların geniş deniz geçişlerinden kaçınmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?