← Ekoloji ve Çevre

Mercan Resiflerinin Ağarması

Tropik denizlerin berrak sularında, okyanus tabanının yalnızca çok küçük bir bölümünü kaplayan ama deniz canlılarının yaklaşık dörtte birine ev sahipliği yapan yapılar vardır: mercan resifleri. Renkleri, biçimleri ve içinde barındırdıkları yaşam çeşitliliğiyle bu resifler, sık sık "denizlerin yağmur ormanları" olarak anılır. Ancak son yıllarda dalgıçlar, bu rengârenk dünyanın giderek beyaz, cansız iskeletlere dönüştüğüne tanık olmaktadır.

Mercanın ne olduğunu anlamak, sorunun kaynağını görmek için gereklidir. Kaya ya da bitki sanılan mercanlar, aslında polip adı verilen küçük hayvanların kolonileridir. Her polip, deniz suyundaki kalsiyumu kullanarak çevresine kireçten bir iskelet örer. Binlerce yıl boyunca üst üste biriken bu iskeletler, kilometrelerce uzanan resifleri oluşturur. Avustralya açıklarındaki Büyük Set Resifi, uzaydan bile seçilebilen en büyük canlı yapı olarak bilinir.

Mercanların başarısının sırrı, dokularının içinde yaşayan mikroskobik alglerle kurdukları ortaklıktır. Zooksantel adı verilen bu algler, fotosentez yaparak ürettikleri şekerlerin büyük kısmını mercana verir. Mercan da karşılığında alglere korunaklı bir ev ve fotosentez için gerekli bazı maddeleri sağlar. Besin bakımından fakir tropik sularda böylesine zengin bir yaşamın var olabilmesi, bu karşılıklı yarar ilişkisine bağlıdır. Mercanlara rengini veren de büyük ölçüde bu alglerdir.

Ağarma, bu ortaklığın bozulmasıyla başlar. Deniz suyu sıcaklığı uzun bir süre boyunca olağan yaz değerlerinin birkaç derece üzerine çıktığında, alglerin fotosentez mekanizması zarar görür ve mercan için zararlı maddeler üretmeye başlarlar. Mercan da bu ortakları dokularından dışarı atar. Algleri kaybeden mercanın şeffaf dokusunun altından beyaz kireç iskeleti görünür hâle gelir; ağarma adı da bu görüntüden gelir.

Ağarmış bir mercan henüz ölmüş değildir; ancak ciddi bir açlık tehlikesiyle karşı karşıyadır. Besinlerinin büyük kısmını sağlayan ortaklarını kaybettiği için bir süre ancak suda yüzen küçük canlıları yakalayarak idare edebilir. Su sıcaklığı kısa sürede normale dönerse algler yeniden yerleşebilir ve mercan toparlanabilir. Sıcaklık haftalarca yüksek kalırsa ise mercan zayıflar, hastalıklara karşı savunmasız kalır ve sonunda ölür.

Ağarmanın en önemli nedeni, okyanusların küresel ölçekte ısınmasıdır. Ancak tek neden bu değildir. Karadan taşınan tarım ilaçları ve gübreler, aşırı bulanıklık, kirlilik ve bazı güneş kremlerinde bulunan kimyasallar da mercanları strese sokar. Ayrıca atmosferdeki karbondioksitin bir kısmının denizlerde çözünmesiyle okyanus suyu hafifçe asitleşir. Bu durum, mercanların kireç iskeletlerini inşa etmelerini zorlaştırarak onları daha kırılgan hâle getirir.

Son on yıllarda kitlesel ağarma olayları giderek sıklaşmıştır. Eskiden onlarca yılda bir görülen bu olaylar artık birkaç yılda bir yaşanmaktadır. Sorun, mercanların toparlanmak için ihtiyaç duyduğu sürenin bu aralıklardan çok daha uzun olmasıdır. Yavaş büyüyen bir mercan kolonisinin eski hâline dönmesi on yıllar alabilir. İki ağarma arasındaki süre kısaldıkça resiflerin iyileşme şansı da azalmaktadır.

Resiflerin kaybı yalnızca bir doğa güzelliğinin yitirilmesi anlamına gelmez. Dünya genelinde yüz milyonlarca insan, besin ve geçim kaynağı olarak resiflere bağlıdır. Resifler kıyıları dalgalara ve fırtınalara karşı koruyan doğal bir set işlevi görür, turizm yoluyla da önemli bir ekonomik değer üretir. Ayrıca resif canlılarından elde edilen bazı bileşikler, ilaç araştırmalarında umut verici sonuçlar vermektedir.

Ağarmanın etkisi yalnızca mercanlarla sınırlı kalmaz. Resifin karmaşık yapısı, yavru balıklar için saklanma yeri, pek çok omurgasız için beslenme alanı ve göçmen türler için mola noktasıdır. Mercanlar ölünce iskeletleri zamanla dalgalarla aşınır, üzerlerini yosunlar kaplar ve yapının girintili çıkıntılı dokusu düzleşir. Saklanacak yer bulamayan küçük balıklar azalır, onlarla beslenen büyük balıklar da bölgeyi terk eder. Böylece tek bir ortaklığın bozulması, bütün bir besin ağını çökertebilir.

Bilim insanları, mercanların geleceği için farklı çözümler üzerinde çalışmaktadır. Sıcağa daha dayanıklı mercan türlerini belirleyip çoğaltmak, laboratuvarda yetiştirilen mercan parçalarını resiflere yerleştirmek ve yerel kirliliği azaltarak mercanların strese karşı direncini artırmak bunlardan bazılarıdır. Ancak uzmanların büyük çoğunluğu, bu yöntemlerin ancak zaman kazandırabileceğini, kalıcı çözümün okyanus ısınmasını yavaşlatmaktan geçtiğini vurgular.

Mercan resifleri, ekosistemlerin ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunun canlı bir örneğidir. Birkaç derecelik bir sıcaklık artışı, binlerce yılda örülmüş bir yapıyı birkaç hafta içinde tehlikeye sokabilir. Ağaran resifler, okyanusların bize gönderdiği sessiz bir uyarı gibidir.

Okuduğunu sına

ÖSYM tarzı
Soru 1Bu metne göre mercan ağarmasının doğrudan nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 2Metinde mercan resiflerinin önemiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenmemiştir?